Avusturya’nın başkenti Viyana’da yaşayan Çeçen diaspora temsilcileri ve insan hakları aktivistleri, Almanya’nın Çeçen sığınmacılara yönelik politikalarına dikkat çekmek amacıyla Almanya Büyükelçiliği önünde protesto düzenledi. Eylemciler, siyasi baskı ve güvenlik tehdidi nedeniyle Çeçenya’dan ayrılan kişilere uluslararası koruma sağlanmasını talep etti.
10 Temmuz’da gerçekleştirilen gösteri, Almanya’da iltica başvurusu reddedilen Çeçen kökenli Müslim (Mubarik) Alhazov ve ailesinin durumuna dikkat çekmek amacıyla organize edildi. Organizatörler, Alhazov’un Çeçenya’da güvenlik güçleri tarafından kaçırıldığını ve işkence gördüğünü, bu nedenle ülkesini terk etmek zorunda kaldığını savundu. Eylemcilere göre Almanya makamlarının sığınma talebini reddetmesi halinde aile sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Gösteriye katılanlar, Almanya’nın Çeçenya’dan gelen sığınmacıların durumunu değerlendirirken bölgedeki insan hakları ihlalleri, siyasi baskılar ve muhaliflere yönelik uygulamaları dikkate alması gerektiğini belirtti. Protestocular, Çeçenya’ya geri gönderilecek kişilerin gözaltı, kötü muamele veya siyasi baskı riskiyle karşı karşıya kalabileceğini savundu.
Eylem, son yıllarda Avrupa ülkelerinde Çeçen sığınmacılarla ilgili yürütülen tartışmaların devamı niteliğinde görülüyor. Özellikle Almanya, Avusturya, Fransa, Polonya ve İsviçre’de yaşayan Çeçen diasporası, sınır dışı kararlarına karşı çeşitli kampanyalar ve protestolar düzenliyor. Diaspora örgütleri, Rusya Federasyonu’na bağlı Çeçenya Cumhuriyeti’nde muhaliflere yönelik baskıların sürdüğünü ileri sürerek Avrupa devletlerinden daha koruyucu bir yaklaşım talep ediyor.
Viyana’daki gösterinin organizatörleri, eylemin yalnızca bir aileyle ilgili olmadığını, benzer durumda bulunan çok sayıda Çeçen sığınmacının geleceğine ilişkin kaygıları da yansıttığını ifade etti. Katılımcılar, Almanya hükümetine çağrıda bulunarak Çeçenya’dan gelen iltica başvurularının bireysel riskler dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini istedi.
Avrupa’daki Çeçen diasporası son yıllarda özellikle sınır dışı kararları, iltica süreçleri ve insan hakları ihlalleri iddiaları etrafında daha görünür bir siyasi ve sivil faaliyet yürütüyor. Viyana’daki son gösteri de bu çerçevede Avrupa kamuoyunun dikkatini Çeçen sığınmacıların durumuna çekmeyi amaçlayan girişimlerden biri olarak değerlendiriliyor.


