Kazakistan’da tutulan Çeçen muhalif ve sığınmacı Mansur Movlayev’in Rusya’ya iadesine ilişkin süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Almatı’daki mahkeme, Movlayev hakkındaki iade tutukluluğunu beş ay daha uzatarak 13 Ocak 2027 tarihine kadar devam etmesine karar verdi. Karar, insan hakları örgütleri ve Çeçen diasporası tarafından endişeyle karşılandı.
İnsan hakları savunucularına göre karar, Movlayev ve avukatlarının katılmadığı bir duruşmada alındı. Savunma tarafı, Kazakistan mevzuatında iade amaçlı tutukluluğun 12 ayı aşmasının yalnızca istisnai durumlarda mümkün olduğunu, mevcut durumda ise böyle bir hukuki gerekçenin bulunmadığını savunuyor. Avukatlar, tutukluluğun uzatılmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Kazakistan Başsavcılığı’na başvurdu.
1995 yılında Çeçenya’nın Şali kentinde doğan Mansur Movlayev, Kadirov yönetimine yönelik eleştirileriyle tanınıyor. Movlayev, daha önce yaptığı açıklamalarda Çeçenya’da güvenlik güçleri tarafından kaçırıldığını, gayriresmi gözaltı merkezlerinde tutulduğunu ve işkence gördüğünü öne sürmüştü. Muhalif çevreler, Rus makamlarının kendisine yönelttiği suçlamaların siyasi nitelik taşıdığını savunuyor.
Movlaev’in yaşadığı hukuki süreç birkaç ülkeye uzanıyor. Çeçenya’dan ayrıldıktan sonra Kırgızistan’a geçen aktivist, burada da gözaltına alınmış ve sınır ihlali gerekçesiyle yargılanmıştı. Serbest bırakılmasının ardından Kazakistan’a geçen Movlayev, Mayıs 2025’te Almatı’da Rusya’nın talebi üzerine gözaltına alındı ve hakkında iade süreci başlatıldı.
Rus makamları Movlayev “aşırılıkçı faaliyetlerin finansmanı” ve bazı diğer suçlamalarla aranan kişiler listesine dahil etti. Destekçileri ise suçlamaların, Çeçen yönetimine yönelik eleştirileri ve muhalif faaliyetleri nedeniyle üretildiğini ileri sürüyor. Movlaev’in geçmişte muhalif çevrelere bilgi aktardığı ve insan hakları ihlallerini kamuoyuna duyurmaya çalıştığı belirtiliyor.
Kazakistan Başsavcılığı Ocak 2026’da Rusya’nın iade talebini kabul etmişti. Ancak daha sonra Kazakistan Yüksek Mahkemesi, Movlayev’in sığınma başvurusuna ilişkin süreç tamamlanıncaya kadar iade kararının uygulanmasını durdurdu. Bu nedenle Rusya’ya teslim edilmesi şimdilik mümkün görünmüyor.
Dava uluslararası insan hakları kuruluşlarının da gündemine taşındı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi, Kazakistan makamlarından Movlayev’in başvurusu sonuçlanıncaya kadar Rusya’ya iade edilmemesini talep etti. Komite, olası bir iade halinde işkence ve kötü muamele riskine dikkat çekti.
Öte yandan son aylarda Movlayev’in ailesine yönelik baskı iddiaları da gündeme geldi. Destekçileri, Çeçenya’da yaşayan anne ve babasının güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındığını, kardeşlerinden bazılarının ise baskı ve kötü muameleye maruz kaldığını öne sürdü. Bu iddialar bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanamazken, Kadirov yönetimi konuya ilişkin kamuoyuna açık bir açıklama yapmadı.
Son kararla birlikte Mansur Movlayev’in hukuki mücadelesi 2027 yılının başına kadar devam edecek. Savunma ekibi, hem mülteci statüsü başvurusu hem de iade kararına karşı hukuki girişimlerini sürdürürken, insan hakları örgütleri Kazakistan’a uluslararası yükümlülüklerine uygun davranma çağrısında bulunuyor. Rusya’ya iade edilmesi halinde Movlaev’in ciddi insan hakları ihlalleriyle karşılaşabileceği yönündeki endişeler ise gündemdeki yerini koruyor.


